31 kişi kendisini tutuyor, 7 arkadaşı var.
Pisss
Dökülmüş bedenim kimyasına pirincin, yokedilerek kalsiyumun büyüsü yazgım belirlenmiş. Her an, hoş geldin diyorum bana doğru gelene, dalgalanan duygularımla. Sarkıyorum tavandan (bir tavan varmışçasına) yeryüzünün (varolduğunu umarak) renklerini bilmeme karşın - lal rengi, çivit mavisi ve sarı - ve onların yalanlamalarını - tutku, dinginlik ve ölüm - kendimle işaretliyorum yanı, yöreyi - bir aşağı bir yukarı, bir yukarı bir aşağı, sağ sol, sağ sol. Yönlerin bulanıklığında bir sorumluluk bu! Uluma geri tepiliyor böylece, bana doğru gelene karşı! Bir iskeletler zinciri tutuyor beni havada, uzay konusunda bir unutkanlık yüklemeye ve devindiğim cılız önlemleri yıkmaya çalışarak. Soğukkanlı bir çaba! Ben, kusursuz bir porte olmayı yeğlerdim, oysa. İşte şuracıkta, özlüyorum sol anahtarımı ve notalarımı. Umursamam, nereye dağılırlarsa dağılsınlar, daha sonra...
Şimdilik, hava akımının istencine boyun eğmişim, sinekler ırzına geçerken uzantılarımın, sürdürüyorum dansımı bu dikey tabut içre, günden geceye, geceden güne, ben tümünü ezip geçinceye ve "Bana doğru giden kim?" in yatay bilgisine ulaşıncaya dek!
sesim kısılsa, korkmasam karanlıktan, en baştan başlasam anlamsız sözlere artık hiç bulaşmadan, beklesem yanında...
Birbirinden bağımsız ya da kopuk; yüzerlerken birbirlerine yaptıkları temastan etkilenen, iç içe geçerek büyüyen ya da temasın şiddetiyle ayrılara dağılan, yok olan… aşk'lar adına Bırakılan yerin kötülüğünün etkisiyle, gelinen yerin sunacaklarına sığınmak en insani eylemdi kadın için. Bırakılan yerdeki kötülüğün yok ediciliğinden kurtulmanın isteğiyle geldiği yerde bulacaklarına en derinlerinde boyun eğmemeyi bile düşlemişti.
olasılıklar, şanslar olaylar neden hep senin tersine bunu hala sorma yanlış yer ve yanlış zaman bunlar hep aldatmaca bunu artık anla belki bir gün güneş doğar mezarının üstünden sen sessizce uyurken uyanınca üzülme gerçek bu işte tesadüfen yalnızsın henüz yolun başındasın tesadüfen yalnızsın gerçeklerin farkındasın kelimeler sokaklar ve evler ne kadar da boş şeyler sen gizlice ağlarken biraz umut biraz sevgi ne çok şey demek oysa senden, uzakta ama kimbilir belki bir gün o yaşarken sen ölmezsin acılar akıp gider uyanınca üzülme gerçek bu işte tesadüfen yalnızsın henüz yolun başındasın tesadüfen yalnızsın gerçeklerin farkındasın
KİMİ SEVSEM, ONUN HEP UZAKTA SEVDİĞİ VARDI, UNUTAMADIĞI İLK AŞKI YA DA ONU TERK EDİP GİDEN SEVGİLİSİ... KİMİ DERİNDEN SEVSEM, O BİR BAŞKASINI DERİNDEN HATIRLARDI. ÖYLESİNE ÇOK SEVDİMKİ ONLARI, BAŞKALARINA DUYDUKLARI SEVGİYİ ANLATMALARINI, SESSİZCE, İÇİM ACIYLA KANAYARAK DİNLEDİM. BENİ YİTİRMEKTEN HİÇ KORKMADILAR; ÇÜNKÜ ONLARA GÖRE FAZLA İYİYDİM; BU YÜZDEN İLK ANDA VAZGEÇİLEBİLİRDİ BENDEN. BENİ TERK EDENLERDEN TEK BİR İSTEĞİM OLURDU. 'NE OLUR, BİR DAHA BENİ ARAMAYIN! ÇÜNKÜ BEN KOLAY UNUTAMIYORUM. ÇÜNKÜ BEN SİZE DUYDUĞUM O AKIL DIŞI AŞK YÜZÜNDEN KEDER BAHÇEMİ DAĞITIYORUM. ÇOCUKLUĞUMUN O GÜZEL BAHÇESİNİ.' BÖYLE DERDİM ONLARA AMA YİNE DE ARARLARDI BENİ... SOLUKSUZ VE UMUTSUZ KALDIKLARI BİR GECE MUTLAKA AKILLARINA BEN GELİRDİM...
O, YEDEK SEVGİLİ!....
Kaçak Sevişmenle Güneşin Doğuşunu Seyrettim Gözlerin En İçten Yuvamdı Şeytanın Öpücüğüydü Sabah Uykum Adındaki Uçuruma Taptım Adındaki Denize Ömrüm Bitti Dedim Aşkın Başladı Düşerken Sana Ve Düşerken Aşka Gözlerindeki Israrın Peşinde Yuvan Şeytanımı Özletti
Birimizin Uyanık Olması Gerekti...
....oooO.............. .....(....)...Oooo... ......)../.....(....).... .....(_/.......)../..... ...............(_/.......
I was here !!!
....oooO.............. .....(....)...Oooo... ......)../.....(....).... .....(_/.......)../..... ...............(_/.......
I was here !!!
Adam genç kadına seslendi: - Bana gözyaşı borcun var! Genç kadın sordu: - Nasıl öderim ? Adam gözlerini kırptı: - Haydi gülümse..! Gülümsedi genç kadın. Adam, cebinden mendilini çıkarıp, borcunu sildi. Ve mendilini özenle katlayıp, yine kalbinin üzerindeki iç cebine koydu. Bir demet mor sümbül vardı kadının elinde. İkisi de bahar kokuyordu... Biri ilkbahar, diğeri güz. Adam, seslendi yine: - Bana mutluluk borcun var..! Genç kadın, biraz mahcup, biraz şaşkın sordu: -Nasıl ödeyebilirim ? Heyecanlandı adam: - Haydi konuş benimle!
Gün biter gülüşün kalır bende anılar gibi sürüklenir bulutlar Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır yarım kalan bir şiir belki de Aykırı anlamlar arayıp durma güz bitip sular köpürür de kapanmaz gülüşünün açtığı yara uçurum olur zaman her gece
hayat;koyu bir balgam sert bi pornoydu dün,bir tuzağa kaptırmıştım kendimi ama eminim tanrı var bugün.
melekler düşer gökyüzünden sağnak yağmurlarda.. sen ürkek ağladığında, dağlarda tedirgin olur şehirlerin gürültüsünden sırtını dönersin kalabalık sokaklara ansızın beklemediğin bir anda bir ışık çarpar gözlerine merak eder döner bakarsın bir su damlası düşer yanağına irikilir unutursun özlersin ararsın kaş altından inceden bakarsın tekrar aynı sokaklara pişmalıkların valizinde cebinde yeni bir ümit ile dönersin bir adım atarsın evine dönen sapağa yağmur sağnağa vurur sonra bir melek daha düşer gökyüzünden...
Bütün dünyayı sevginin renklerine boyayıp insanlara dağıt.Kendini sevginin bir rengi diye tanıt.Çünkü senin varlığın en büyük kanıt...
Hem gelmeni istedim,hem bekletmeni.Karar veremedim;sen mi daha güzelsin,beklemek mi seni...
Yolcu
rüzgara karşi yürüdü,
(çöl, bozkır, sokaklar bedeniyle vardı.
bir de zamanın sonsuzluğu...)
durdu zaman zaman.
geri dönmedi.
(“boşver”, “gel, vazgeç” sözleri,
oyun sözcükleriydi ürkek çocukluğun,
bilirdi...)
“ uğursuzluk dedi,
yaşanmayan aşklar için.
(hep bir göz ışığıydı
boynunda taşiyip da
kimsenin görmediği...)
yeryüzündeydi.
(mavi, onu örten ve alan.)
“oldu”
yapmadan önce.
“zarar vermedi”
çığlık attı,
hiç utanmadı sesinden.
sessizliği, bir başka dil’i değilse o an
ya da tanımı o yerin,
istemedi.
keyifliydi.
(kaç çocuk yüzünü gördü?)
ölüm , kendinin olunca
ölümdü.
ölmedi.
olmak yada olmuş gibi göstermek herşeyi bir renkli gözlük camı gibi ince siyahın en korkuncu kadar küstah sanırım ayrılık kadar acıdır tekrar görüşmek yeniden ayrılacağını bilerek ancak sayılabilecek kadar çok zaman var konuşacak hiçbirşey kalmayıncaya kadar güne düşmüş yarasalar gibi aptal ve şaşkın bir halde bakışmak olmasını istemek keşke olsaydı demekten başka çare kalmamış…
tuttum işlemi gizlidir. karşı tarafın haberi olmaz. tuttuğunuz kişileri bir arada görebilir, yaptıklarını takip edebilirsiniz.
|
|